“FATSA’MIZI SANATIN ŞEHRİ, KÜLTÜRÜN MERKEZİ YAPACAĞIZ”
25-10-2019
Facebookta Paylaş

Fatsa Belediyesi Kültür-Sanat Sezonu açılışı Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar ve Başkan Yardımcısı Ruhi Özbay’ın katılımıyla gerçekleşti.
  Belediye Kültür Sarayı Fuaye alanında gerçekleşen Kültür-Sanat Sezonu açılış kokteylinde bir konuşma yapan Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar Gösteri Sanatları Atölyesi çalışmaları ile başlayan sanat sezonunu yine Belediye Konservatuarı bünyesinde açılacak olan Türk Halk Müziği Korosu, 15 Kişilik Resim Atölyesi ve 20 Kişilik Enstrüman kursu ile devam ettirdiklerini belirterek, “Burada kıymetli hocalarım, sanatsever dostlarım ve kıymetli aileleri ile bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti belirtmek istiyorum. Fatsa Belediyesi olarak sanatın her alanında olmak için yoğun çaba sarf ediyoruz. Bu kapsamda Belediye Konservatuarımız bünyesinde kurulacak olan Türk Halk Müziği Koromuza, Resim Atölyemize ve Enstrüman Kurslarımıza start veriyoruz.” dedi.
 

“2020 YILININ FATSA VE FATSALILAR ADINA SANAT DOLU BİR YIL OLMASI DİLİYORUZ”
Kültür ve sanatın bir toplum üzerindeki rolü ve etkilerinin tartışmasız yadsınamayacağını ifade eden Başkan Kibar, “Dolayısıyla bizler de vatandaşlarımızla kültür sanat aracılığıyla sosyalleşmeyi, birlik ve beraberliğimizi arttırmayı, şehircilik bilincinin daha da sağlamlaşmasını arzuluyoruz. Fatsa’mızın sanatın şehri, kültürün merkezi olması için hep beraber yeni adımlar atmış olacağız. 2020 yılının Fatsa ve Fatsalılar adına sanat dolu bir yıl olması diliyoruz.” diye konuştu.
  Başkan Kibar’ın konuşmasından sonra Gösteri Sanatları Atölyesi Drama Eğitimi kursiyerleri Fatsa temalı yazılarını okudular.
 Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar ve Başkan Yardımcısı Ruhi Özbay
daha sonra Belediye Konservatuvarının Halk Müziği Korosu kursiyerlerinin koro çalışmasına katıldılar. Kursiyerler burada şef Avni Kaysal önderliğinde mini konser verdiler.
  Başkan Kibar Halk Müziği Korosu kursiyerleri ile önümüzdeki günlerde yapacakları faaliyetlerle ilgili fikir alış verişinde de bulundu ve her zaman sanatın yanında olduklarını söyledi.

 

GÖSTERİ SANATLARI ATÖLYESİ DRAMA EĞİTİMİ KURSİYERLERİNİN FATSA TEMALI YAZILARI

FATSA’NIN YALIKÖY’Ü
Fatsamız’ın güzide mahallelerindendir Yalıköy. Şehrin inanılmaz gürültüsünden, kargaşasından, yoğunluğundan kaçıp sığındığımız, kahvemizi alıp romanımızı okuyabildiğimiz, dalgalarının sesine hüznümüzü derdimizi bırakabildiğimiz, kazların ve ördeklerin kâh sinirli kâh eğlenceli bağırışlarıyla denizin sakin suyunda yüzerken mutluluklarıyla huzur, meşhur köftesiyle lezzeti bulabildiğimiz, güneşin doğuşunda ayrı güzel, batışında ayrı güzel, yağmurlu ve hırçın dalgalarında ayrı güzel şirin bir mahalledir Yalıköy. Fatsamız Yalıköy’le bir başka güzel…


FATSA SEVDASI
Seksen kuşağının şanslı çocukları hatırlar kartpostal modasını. Çullu tepesinden denize doğru çekilmiş bir manzara fotoğrafının sol üst köşesinde büyük harflerle “FATSA” yazar ve sen  daha okuma-yazma bilmiyorken öğrenmişsindir; Fatsa nasıl yazılır? Hele o fotoğraftaki evler arasından kendi evini seçmeye çalıştınsa başlamıştır Fatsa sevdan.

Öyle tek taraflı değil, sevdikçe Fatsa daha çok sever seni; korur, kollar, bırakmaz nazlı yârini.

Ağır derecede Fatsalıysan kahrını da çekeksin tabi…

Çünkü kavganın şehridir Fatsa; kardeş kavgası, ekmek kavgası, en önemlisi de özgürlüğün kavgasıdır Fatsa.

Hırçın dalganın karasına aldanma, yeşerttiği umut olur

Eğdirmez başını, zalime zindan olur.

Doğduğun o toprak, değişmez kaderin olur.

Bazen türkü olur,

Elekçiyi sel alır Sultan Geline mezar olur,

Aynalı martin yere düşer Narin Abu’ya ağıt olur.

Kıymetini bilmezsen Kaysal’ın resimleri verdiği yel olur.

Sessiz sakin durur ama, tekmesi de sert olur.

Yani; öfkelendiğinde kapısını çarparak çıktığın sonra da hiçbir şey olmamışçasına geri dönebildiğin baba ocağı gibidir Fatsa

Çünkü; ait olduğun yerdir ve dönüp dolaşıp geleceğin kürkçü dükkanıdır Fatsa

İşte bu yüzden; sen Fatsa’dan çıksan da, senden çıkmaz Fatsa…

Elvan AYGÜZEL GÜNEŞ

FATSA ÜZERİNE

Kültürel mirası, insanları ve sayabileceğimiz diğer olanaklarıyla şehir, bir insanı baştan aşağıya yetiştirir. İçinde bulunacağınız süre zarfınca en kötü, şehrin vasatınca vasat olursunuz. Ne zamandan itibaren ayaklarınızın bulunduğunuz toprağa, örneğin Fatsa toprağına bastığınızı bilerek hareket halinde olursanız bilinciniz kadar aydınlanma yaşarsınız. Fatsa içerisinde aydınlanmanın en güzel yanı, şehirde size dayatılanları almak yerine, şehre manen ya da fiili olarak şekil vermenizdir. Çünkü Fatsa, coğrafi yapısı, kültürel etkilişime açıklığı ve kendinize yaratabileceğiniz alanlarıyla olmak istediğiniz ve şekillendirebileceğiniz Fatsa açısından sizi asla yanıtsız bırakmaz. Fatsa’ya ayaklarınızla basmayı becerebilirseniz mutlaka kendinizle özdeşleştirebileceğiniz olgular yakalarsınız. Bir şeylere kendinizden bir parçaymış hissi veren Fatsa, sizin ölçeğinizdedir.

Kışın geldiğini sabahları ayaz yüzünden burnumun yanmasından, geceleri sokaklarında dolaştığımda üzerime sinen dumandan anlarım. İs kokulu halim beni gecenin içinde olduğumu bilmeye zorlarken; soğuk, Ordu’nun yüksek rakımlarına yağan karın habercisidir.

Şehrin tüm trafiğinin yükünü tek bir anayol çekmesinden dolayı koca gürültü, sahile çıkan sokaklarından şehrin her yerine dağılır. Fatih Mahallesi’nde yeşillerin içinde, kuş cıvıltılarıyla güne merhaba diyen birinin aynı anda çarşıdan duyduğu ambulans sireniyle irkilmesi normaldir.

Fındık hasadı geldiğinde herkes köylerine dağılırken boş kalan şehirde ve sokaklarda yalnızlığımı ilan ederim. Zaten kışını rahat geçirme, karnını doyurma veya eğitimi sebebiyle bir insan burada bulunuyorsa, bu şehirde ne kadar malı mülkü olursa olsun şehir onu yalnızca misafir eder. Fatsa’ya aitim diyebilmek biraz da buranın dört mevsiminde bulunmaktır. Herkes gittiğinde kütüphanesi, eyvanları ve parklarıyla sizin yanınızda kalan yalnızca Fatsa’dır.

İnsan doğasında ikili ilişkileri gözlemlediğimde, Kafka’nın Dönüşüm’ünü okuduğumda, ergenliğimin en sıkıcı döneminde Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı okuduğumda, Ulus Baker’i öğrendiğimde, yol – beat kuşağı ve varoluşçuluğa meraklandığımda, insana yorumlar kattığımda, hepinizden bunaldığımda, bundan on ay önce neredeyse her akşam oturup yazdığımda Fatsa’daydım. Düşünmek dahil yaptığım her fiilin içine bu şehir girmişti. Bir şehir insanın fikrine işler mi? İşler. Sonra soranlara ‘’memleket nere?’’ dediklerinde kasabamı söylemeyi bıraktım. Anladım ki memleket kavramı doğma, doyma veya soy kavramlarının üzerindedir. İnsan, fikri nereden gebe kaldıysa oralıdır. Uzun zaman oldu Fatsalıyım.

MERİÇ YÜCETEPE

GÜZEL FATSA'MIN DENİZ SESİ
Masmavi rengi, insanı alıp götürür, başka hayallere. Olmaz dediğin şeyleri gerçekten olurmuş gibi hayal ettirir. İçini dökmeni sağlar. Eğer birde ağırdan ağırdan dalgalanıyorsa, o dalga sesleri kıyıya vuruyorsa saatlerce bakarsın bir derdin varsa bir ışık yanar denizin ortasında: onun adı deniz feneridir. Gemiler geceleri yollarını bulabilsin diye yanar. O deniz feneri  bazen insanlara yol gösterir. O sırada kıyıya dalgalar vurur. O dalga sesleri insana huzur verir. Ama malesefki   son zamanlarda çöplerimizi denize atmaya başladık. Denizimizin masmavi rengini hiç güzel görüntüsü olmayan çöpler aldı.    
       Bu çöplerin görüntüsü yüzünden huzur bulmak için bile olsa deniz kenarına gidesimiz  gelmiyor. Bu duruma "DUR" demezsek Fatsa'mızın bu güzel görüntüsünü kendi ellerimizle kaybedebiliriz. Bu yüzden çöplerimizi çöp kutusuna atmalıyız. Etrafı kirletmemeliyiz. Güzel Fatsa'mızı daha da güzelleştirmeliyiz. Ne kadar duyarlı birer vatandaşlar olursak o kadar güzel bir yerde yaşama şansımız olur. Bunun için bizde elimizden geleni yapmalıyız.

İREM ERTAY

BENİM ADIM FATSA
Benim adım fatsa bakmayın ismimde o kadar ünlü harf olduğuna ben ünsüzlerin ünlü yaptığı  bir şehirim aslında bir yanımda ordu diğer yanımda ünye durmakda bir kolun gaga gölünde dururken diğer kolum dolunayda deniz sefasında başımı soracak olursanız akıl tepesinde dolanmakta benim adım fatsa kimi zaman kel ayhan kimi zaman simitci haluk olurum aslında yada köşe başında sebze satan şerife bacıyım anında benim adım fatsa upuzun sahilden dünya bana bakmakta güneş eli fındık kokan çiftçilerin ekmeklerini kurutmakda dedimya benim adım fatsa bakmayın okadar büyük olduğuma küçük bir çocuk gibi narinim aslında bin bir renkden oluşan gökkuşağının altında benim adım fatsa soyadım özyurt soranlara duyanlara duymayanlara

VOLKAN ÖZYURT

 


Haberler
Fatsa Belediyesi © 2019 Tüm hakları saklıdır.